Kızıma evsiz çocuk, sokak çocuğu kavramını anlatamıyorum. Anlatmak istediğimde gözlerim doluyor..
Dünyanın bir yerince çocukların başlarına bombalar yağdığını da anlatamıyorum..
Ve bu çocukların ve diğerlerinin annesiz ya da babasız yaşamak zorunda olduklarını ona nasıl anlatırım bilemiyorum. Ama anlatmam lazım,
Hayat ne yazık ki benim dilimin döndüğünden çok daha acımasız.
Sosyal bilincin gelişmediği ülkelerde insanlar çocukların sokaklarda yaşamasına göz yumuyor. Bilmiyorlar ki heba ettikleri kendi hazineleri, eziyet ettikleri de kendi öz benlikleri..
Yetimi korumayan toplumların kalkınması da bu yüzden imkansız.
Belki o sokakta yatan çocuk kansere AIDS’e çare bulacak kapasitede. Ya da öyle bir buluş yapacak ki Türkiye’nin enerji sorununu çözecek..
Bizim çocuğumuz, başkasının çocuğu diye bir şey yok aslında..
Hepimizin ihtiyaç halindeki çocuklar için birşeyler yapması gerek. Onlar için, kendimiz için, dünya için, Allah rızası için..
Mesela önümüzdeki kurban bayramından önce en yakın yetiştirme yurduna ihtiyaçlarını sorun.. Eğer kabul ederlerse kurbanınızı oraya bırakın.. Birçok yurdun kendi kesim yeri var.
Ama derisini orada bırakın. Çünkü o deri kurbanın geri kalanından da değerli, yurda para getiriyor çünkü.. Aramışken sorun bakalım çocukların ne ihtiyacı var, diş fırçası, şampuan, okul defteri, boya kalemi, giyim eşyası, okul çantası.. Eğer sizin konuştuğunuz müdüre de benim konuştuğum yurt müdüresi gibi o çocuklar için kendini paralayan bir insansa duyduğunuz liste karşısında şaşıracaksınız.
zondag 4 oktober 2009
Abonneren op:
Reacties posten (Atom)
Geen opmerkingen:
Een reactie posten